26 Temmuz 2016 Salı

ALMAN HARİTACI KİEPERT'İN KARATAŞ'TA "MAGARSUS" UYDURMASI

   
                                       Kiepert'in  1916 tarihli haritasında MAGARSUS antik kentinin gösterilmesi



                                                                           ..



     Osmanlı'nın son döneminde Almanya ile olan yakın dostluk ilişkileri, askeri, ekonomik, ticari, askeri ve stratejik alanlara da yansıdı. Alman haritacı Kiepert, 1856,1872,1916 yıllarında Osmanlı coğrafyasının ayrıntılı haritalarını hazırladı.
Alman haritacı Kiepert'in hazırlamış olduğu haritalarda ince bir ayrıntı göze çarpıyor: Ceyhan nehri Çukurova'ya indiğinde Yüreğir Ovasında iki kısma ayrılıyor. Bir kol Karataş'ın kuzeyindeki Bebeli köyü yakınlarında denize ulaşıyor. Diğer kol ise  Yüreğir Ovasına girerek, Karataş'ın kuzey sahilinden, tarihi harabe şehrin kuzey sahilinden Akyatan'dan denize ulaşıyor. Yani koskoca Ceyhan nehri Çukurova'ya indiğinde Yüreğir ovasında iki ana koldan Akdeniz'e ulaştığı bilgili Kiepert'in haritalarına da yansıyor.
    Alman haritacının çizdiği Ardana haritasının 1916 baskısında Karataş yakınlarında tepedeki harabe şehrin bulunduğu yerde antik kentin isminin de  MAGARSUS ANTİOKHEİA AD PYRAMUM  yazılmış. Bu yazının anlamı ise "Pyramuis (Ceyhan) nehri kıyısında Magarsus Antiokheia" antik şehrinin bulunduğu kabul edilmiş.
    Osmanlı'nın kendi coğrafyasını tanıma, bilimsel araştırmalar yapma, arkeolojik yaparak bu coğrafyanın erken dönem tarihini aydınlatma gibi bir ilmi düşüncesi, planlaması, çalışması olmadığı için, ister istemez Almanların yörüngesinde sürdürülen coğrafya ve arkeolojik araştırmalar sonucu Kiepert haritasında da görüldüğü gibi Ceyhan nehri Yüreğir Ovasında iki parçaya ayrılıyor. Batıya açılan kolu kıyısında, tepelik alandaki harabelik şehir yerinde MAGARSUS şehrinin bulunduğu bilgilerine yer veriliyor.

................................................................



OSMANLI HARİTA MÜHENDİSİ YUSUF'UN ÇUKUROVA HARİTASINDA CEYHAN NEHRİNİN DURUMU

    Osmanlı Harita Mühendisi Yusuf Efendi'nin 1872 yılında çizimini gerçekleştirdiği Çukurova haritasında Ceyhan nehrinin Misis'ten sonra denize ulaştığı güzergah ayrıntılı olarak gösteriliyor. Ceyhan nehri bugünkü durumunu koruyor. Yani Ceyhan nehrinin iki kola ayrılarak Akdeniz'e ulaşması da mümkün değil.
     Yusuf'un çizdiği harita ışığında Alman haritacı Kiepert'in Ceyhan nehrinin Yüreğir ovasında iki kola ayrıldığı bilgisi doğru değil. Yani uydurma. 
    Bu belgeler ve bilgiler ışığında MAGARSUS antik kentinin de Karataş'ın batı sahilindeki tarihi harabe şehirde olduğu görüşleri doğru olamaz.
    Osmanlı Arşivinde Kanuni Sultan Süleyman dönemi Tapu defterlerinde  Yüreğir Ovası, Od Kalesi harabe şehrin isminin Vanir olduğu bilgileri ise yüzyıllardır hatırlanmayan uyumaya bırakılan bir gerçeği  bize hatırlatıyor.   Cezmi YURTSEVER, Tarihçi, 26 Temmuz 2016


........................................................................


 


                        Tarihçi Cezmi YURTSEVER, Vanir harabe şehri ile ilgili belgeyi gösteriyor. 
                                1572 Tarihli       Osmanlı Tapu Defterinde Vanir Şehri ile ilgili yazılı olanlar 

Tarihçi Yılmaz Kurt, Çukurova Tarihi ile ilgili olarak  16. yüzyıl Osmanlı dönemi Arşiv belge ve defterlerinin  çevirisi ve yayınlarını yaparak bölge tarihinin karanlıkta kalan kaynaklarının aydınlanmasına büyük katkılar sağlıyor. Adana Sancağı'nın 1525, 1547, 1572 yıllarına ait Tapu-Tahrir defterlerinin de Türk Tarih kurumu tarafından yayınlanması ve bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması önemli bir olay. Bütün bu çalışmalarından dolayı sayın Prof.Dr.Yılmaz Kurt'a teşekkürü hak etmiştir.
    Ancak sayın Kurt, 1572 tarihli Adana Sancak Tapu Defterinin okunması esnasında o yıllarda Yüreğir'e bağlı olan mezra ve köy  isimlerinin okunmasında  "Vanir şehri" kelimesini "Vanir nehri" okumasından dolayı bilmeyerek bir yanlış okumaya imza atmış olmasına rağmen aynı belgenin dikkati okunması sonucu  bilim dünyasının MAGARSUS olarak bildiği antik şehrin isminin gerçekte VANİR olduğu gerçeğinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Adı geçen 1572 tarihli defterde Yılmaz Kurt'un Vanir ile ilgili çevirisi:
   "Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran nehir kurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..." (Bak. Yılmaz Kurt, 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal  Defteri,Ankara-2005, s. 127)
      AYNI BELGENİN DOĞRU OKUNMASI
     Adı geçen belgenin doğru okunması sonucudur:"Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran şehirkurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..."
    Günümüz Türkçesine çevrilmesidir. "Bahsedilenler Yüreğir Nahiyesinde Vanir ismindeki   harabe şehir  yakınında ATEŞ KALESİ (Od Kalesi) demekle bilinen iskeleye bazı zamanlarda kafir gemileri çıkıp..."
   
    Yüreğir Ovasında ve deniz kıyısında  Piri Reis'in haritalarında da bahsedilen OD KALESİ,  sahildeki tepe üzerinde ışık saçan deniz fenerinden isim almıştır. Kalenin önünde antik Kilikya'nın en işlek deniz limanı kalıntıları vardır. Od Kalesi yanındaki harabe şehrin isminin VANİR olduğu Osmanlı'nın 1572 tarihli Adana Sancak Defterine de yazılmıştır.  Osmanlı Arşivinde bulunan 1525,1530,1547 yıllarında tutular Tapu defterleri ve Vanir ile ilgili valilik yazışma belgelerinde de bilgiler vardır.
    Vaner şehri, arkeoloji ve bilim dünyasına  yanlış isim tanımlaması yapılarak MAGARSUS olarak açıklanmıştır.  Görüştüğüm arkeologlar ve yöre tarihine ilgi duyanlar da MAGARSUS ismini doğrulayan her hangi bir belgenin  bulunmadığını, konunun tartışmalı olduğu görüşlerini açıklıyorlar.
     KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİĞİ, ADANA KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ VE ARKEOLOJİ DÜNYASINA ÇAĞRIMDIR

     Batılı orientalistler ve arkeologların "tahmini" uydurma görüşlerine dayanılarak Karataş deniz sahilinde ve fener yakınında bulunan kale ve çevresindeki harabelik şehre MAGARSUS ismi verilmiş, günümüze kadar da  bu isimle tanıtımlar yapılmıştır. Son yıllarda MAGARSUS Antik KENT TİYATRO kazıları devam eder ve bu tarihi şehrin gerçekleri gün ışığına çıkarılırken kimliğine esas olan MAGARSUS isminin en kısa zamanda değiştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda  KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİ, ARKELOJİ VE BİLİM DÜNYASININ  çalışmalar başlatarak gerçekleri bilim dünyası ile paylaşmaları gerekmektedir.   Cezmi YURTSEVER, Tarihçi ,22 Temmuz 2016,Cuma
.............................................................................................................................................................




                               Sayın Tarihçi Yılmaz Kurt'un çevirisinde  Vanir nehri çevirisi

                                                1572 tarihli Adana Sancak Defteri yayını


     

24 Temmuz 2016 Pazar

SAYIN ARKEOLOG İSMAİL SALMAN'A "KARATAŞ-MAGARSUS" SORUSU

                           
                       Adana Valiliği'nin yayınlamış olduğu Adana İlçeleri Kültür Envanteri-II kitabında Karataş ilçesindeki MAGARSUS hakkında bilgiler veriyorsunuz.
Sayın Salman, Magarsus neresi? Mallos neresi? Verdiğiniz bilgilerde netlik olmadığı gibi karışıklıklar var. Arkeolojik kazı sonuçlarında elde edilen hiç bir belge MAGARSUS'un Karataş'ta ve şimdiki tepelik ören yerinde olduğu hakkında bilgiler vermiyor. Sadece Alman Arkeoloji BOSSERT'in görüşlerini esas alarak MAGARSUS kentinin kimliği ve yeri ile bilgiler sunuyorsunuz.
-Antik MALLOS kenti, Pyramus nehri kıyısında ise, adı geçen nehir CEYHAN'dır.
-Osmanlı Arşivinden çıkan 1500'lü yıllara ait TAPU defterlerinde OD KALESİ olarak bilinen yerdeki harabe şehrin VANİR olduğu açıklanıyor.
Özetle sayın Salman, siz Magarsus hakkındaki yazdıklarınızı doğrulayabilir misiniz? 

                          Magarsus olarak tanımlanan antik kent ve çevresi haritasıdır 

                                          Tarihi tiyatro binası toprak örtüsü altında 
                                         Sayın İsmail Salman'ın MAGARSUS yazısı
                                                                              2
                                                                               3

......................................................................................................................................................

 


                        Tarihçi Cezmi YURTSEVER, Vanir harabe şehri ile ilgili belgeyi gösteriyor. 
                                1572 Tarihli       Osmanlı Tapu Defterinde Vanir Şehri ile ilgili yazılı olanlar 

Tarihçi Yılmaz Kurt, Çukurova Tarihi ile ilgili olarak  16. yüzyıl Osmanlı dönemi Arşiv belge ve defterlerinin  çevirisi ve yayınlarını yaparak bölge tarihinin karanlıkta kalan kaynaklarının aydınlanmasına büyük katkılar sağlıyor. Adana Sancağı'nın 1525, 1547, 1572 yıllarına ait Tapu-Tahrir defterlerinin de Türk Tarih kurumu tarafından yayınlanması ve bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması önemli bir olay. Bütün bu çalışmalarından dolayı sayın Prof.Dr.Yılmaz Kurt'a teşekkürü hak etmiştir.
    Ancak sayın Kurt, 1572 tarihli Adana Sancak Tapu Defterinin okunması esnasında o yıllarda Yüreğir'e bağlı olan mezra ve köy  isimlerinin okunmasında  "Vanir şehri" kelimesini "Vanir nehri" okumasından dolayı bilmeyerek bir yanlış okumaya imza atmış olmasına rağmen aynı belgenin dikkati okunması sonucu  bilim dünyasının MAGARSUS olarak bildiği antik şehrin isminin gerçekte VANİR olduğu gerçeğinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Adı geçen 1572 tarihli defterde Yılmaz Kurt'un Vanir ile ilgili çevirisi:
   "Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran nehir kurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..." (Bak. Yılmaz Kurt, 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal  Defteri,Ankara-2005, s. 127)
      AYNI BELGENİN DOĞRU OKUNMASI
     Adı geçen belgenin doğru okunması sonucudur:"Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran şehirkurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..."
    Günümüz Türkçesine çevrilmesidir. "Bahsedilenler Yüreğir Nahiyesinde Vanir ismindeki   harabe şehir  yakınında ATEŞ KALESİ (Od Kalesi) demekle bilinen iskeleye bazı zamanlarda kafir gemileri çıkıp..."
   
    Yüreğir Ovasında ve deniz kıyısında  Piri Reis'in haritalarında da bahsedilen OD KALESİ,  sahildeki tepe üzerinde ışık saçan deniz fenerinden isim almıştır. Kalenin önünde antik Kilikya'nın en işlek deniz limanı kalıntıları vardır. Od Kalesi yanındaki harabe şehrin isminin VANİR olduğu Osmanlı'nın 1572 tarihli Adana Sancak Defterine de yazılmıştır.  Osmanlı Arşivinde bulunan 1525,1530,1547 yıllarında tutular Tapu defterleri ve Vanir ile ilgili valilik yazışma belgelerinde de bilgiler vardır.
    Vaner şehri, arkeoloji ve bilim dünyasına  yanlış isim tanımlaması yapılarak MAGARSUS olarak açıklanmıştır.  Görüştüğüm arkeologlar ve yöre tarihine ilgi duyanlar da MAGARSUS ismini doğrulayan her hangi bir belgenin  bulunmadığını, konunun tartışmalı olduğu görüşlerini açıklıyorlar.
     KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİĞİ, ADANA KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ VE ARKEOLOJİ DÜNYASINA ÇAĞRIMDIR

     Batılı orientalistler ve arkeologların "tahmini" uydurma görüşlerine dayanılarak Karataş deniz sahilinde ve fener yakınında bulunan kale ve çevresindeki harabelik şehre MAGARSUS ismi verilmiş, günümüze kadar da  bu isimle tanıtımlar yapılmıştır. Son yıllarda MAGARSUS Antik KENT TİYATRO kazıları devam eder ve bu tarihi şehrin gerçekleri gün ışığına çıkarılırken kimliğine esas olan MAGARSUS isminin en kısa zamanda değiştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda  KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİ, ARKELOJİ VE BİLİM DÜNYASININ  çalışmalar başlatarak gerçekleri bilim dünyası ile paylaşmaları gerekmektedir.   Cezmi YURTSEVER, Tarihçi ,22 Temmuz 2016,Cuma
.............................................................................................................................................................




                               Sayın Tarihçi Yılmaz Kurt'un çevirisinde  Vanir nehri çevirisi

                                                1572 tarihli Adana Sancak Defteri yayını. 


KARATAŞ'TAKİ HARABE ŞEHİR İÇİN "MAGARSUS" İSİM UYDURMASI NASIL YAPILDI?


               PYRAMİ (Ceyhan) nehri kıyısındaki MALLOS şehrinde bulunan ATHENA MAGARSİYA tanrıçasını gösteren para. 

    19. yüzyıl sonlarında ve 1900'lü yılların başlarında Karataş'ın batısındaki fener yakınlarında bulunan harabe şehrin "MAGARSUS" olduğu görüşleri gündeme geldi. Fransız işgali ve sonrasında geçen yaklaşık bir yüzyıl sonrasında MAGARSUS olarak isimlendirilen antik kent harabelerinde bulunan tiyatro binasının arkeolojik kazısı önemli ölçüde sonuçlanmış durumdadır.  Tiiyatro binasının oturum alanı ve çevresindeki harabelerde kilise, hamam; tapınak, kale, stadyum kalıntılarının da bulunması bu önemli antik kentin kurulduğu yıllardan sonra hızla geliştiği ve Romalılar zamanında parlak bir kente dönüştüğü gerçeği gözler önünde canlanıyor. 

    Ancak adı geçen kentin isminin MAGARSUS olduğu hakkındaki isim tanımlamasına esas olacak bir yazılı belge henüz bulunmuş değil. 
    Ancak M.Ö. 150-120 yılları arasında basılan antik Kilikya Mallos kenti paraları üzerinde "Athena MAGARSİYA" isimli bir tanrıçanın görüntüsüne yer veriliyor. Ayakta durur bir halde elindeki buğday başakları ile bolluk bereketi simgeleyen Athena Magarsiya'nın Mallos şehrinde ve PYRAMİ ırmağı kıyısında bulunduğu da ileri sürülebiliyor. Pyrami'nin, Romalılar zamanında sıkça rastlanan Ceyhan nehrinin ismi olan PYRAMUS ile aynı olduğu da ileri sürülebilir. 
Büyük İskender sonrası kurulan SELÖKİED Krallığına bağlı Kilikya'da Pyramus (Ceyhan) nehri kıyısında bulunan Mallos şehrinde kutsal bir tanrıça tapınağı olan Athena MAGARSİYA'nın da bulunduğunu söyleyebiliriz. 
     Ceyhan Nehri kıyısındaki Mallos'ta bulunan Athena MAGARSİYA'nın 1900'lü yılların başlarında  Karataş'ın batısındaki tarihi harabe kentin ismi olduğunu ileri sürmek, "ayakları yere basmayan" bir arkeoloji görüşüdür. 
   Oysa Osmanlı Arşivinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait Adana Sancak Yüreğir Nahiyesi mezra ve köy isimleri ile ilgili ayrıntııl bilgiler veren 1525,1530,1547 yıllarına ait TAPU-TAHRİR defterlerinde deniz kıyısında Vanir isminde harabe bir şehir ve mezradan bahsedilir. 1572 tarihli Adana Tapu Defterinde de deniz kıyısındaki OD KALESİ yakınında bulunan harabe şehrin isminin VANİR olduğu ile ilgili ayrıntılı bilgilere yer verilir. 
    Özetle Osmanlı dönemine ait 1500'lü yıllarda tutulan Tapu defterlerinde OD KALESİ yanındaki harabe şehir VANİR'dir. OD KALESİ ise  gemiciler için ışık saçak f1enerin bulunduğu yerdir. Ve bu fenerin lyanındaki şehrin ismi de VANİR'dir. 

ARKEOLOGLARA VE TARİHÇİLERE ÇAĞRIDIR 

     Şimdi Çukurova'da Karataş ilçesi sınırları içinde ve Fener yakınlarında kazıları süren antik tiyatronun göz kamaştırıcı güzelliği ortaya çıkarken. adı geçen antik kentinin kimliğine esas olan isminin de doğru bilinmesi gerekir. Adı geçen antik kent isminin MAGARSUS değil, VANİR olduğu bilinmelidir. 
..............................................................................................................................................................



                                Mallos'taki ATHENA MAGARSİYA tanrıçasını gösterir para.

................................................................................................................................................................


T 


                        Tarihçi Cezmi YURTSEVER, Vanir harabe şehri ile ilgili belgeyi gösteriyor. 
                                1572 Tarihli       Osmanlı Tapu Defterinde Vanir Şehri ile ilgili yazılı olanlar 

Tarihçi Yılmaz Kurt, Çukurova Tarihi ile ilgili olarak  16. yüzyıl Osmanlı dönemi Arşiv belge ve defterlerinin  çevirisi ve yayınlarını yaparak bölge tarihinin karanlıkta kalan kaynaklarının aydınlanmasına büyük katkılar sağlıyor. Adana Sancağı'nın 1525, 1547, 1572 yıllarına ait Tapu-Tahrir defterlerinin de Türk Tarih kurumu tarafından yayınlanması ve bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması önemli bir olay. Bütün bu çalışmalarından dolayı sayın Prof.Dr.Yılmaz Kurt'a teşekkürü hak etmiştir.
    Ancak sayın Kurt, 1572 tarihli Adana Sancak Tapu Defterinin okunması esnasında o yıllarda Yüreğir'e bağlı olan mezra ve köy  isimlerinin okunmasında  "Vanir şehri" kelimesini "Vanir nehri" okumasından dolayı bilmeyerek bir yanlış okumaya imza atmış olmasına rağmen aynı belgenin dikkati okunması sonucu  bilim dünyasının MAGARSUS olarak bildiği antik şehrin isminin gerçekte VANİR olduğu gerçeğinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Adı geçen 1572 tarihli defterde Yılmaz Kurt'un Vanir ile ilgili çevirisi:
   "Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran nehir kurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..." (Bak. Yılmaz Kurt, 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal  Defteri,Ankara-2005, s. 127)
      AYNI BELGENİN DOĞRU OKUNMASI
     Adı geçen belgenin doğru okunması sonucudur:"Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran şehirkurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..."
    Günümüz Türkçesine çevrilmesidir. "Bahsedilenler Yüreğir Nahiyesinde Vanir ismindeki   harabe şehir  yakınında ATEŞ KALESİ (Od Kalesi) demekle bilinen iskeleye bazı zamanlarda kafir gemileri çıkıp..."
   
    Yüreğir Ovasında ve deniz kıyısında  Piri Reis'in haritalarında da bahsedilen OD KALESİ,  sahildeki tepe üzerinde ışık saçan deniz fenerinden isim almıştır. Kalenin önünde antik Kilikya'nın en işlek deniz limanı kalıntıları vardır. Od Kalesi yanındaki harabe şehrin isminin VANİR olduğu Osmanlı'nın 1572 tarihli Adana Sancak Defterine de yazılmıştır.  Osmanlı Arşivinde bulunan 1525,1530,1547 yıllarında tutular Tapu defterleri ve Vanir ile ilgili valilik yazışma belgelerinde de bilgiler vardır.
    Vaner şehri, arkeoloji ve bilim dünyasına  yanlış isim tanımlaması yapılarak MAGARSUS olarak açıklanmıştır.  Görüştüğüm arkeologlar ve yöre tarihine ilgi duyanlar da MAGARSUS ismini doğrulayan her hangi bir belgenin  bulunmadığını, konunun tartışmalı olduğu görüşlerini açıklıyorlar.
     KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİĞİ, ADANA KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ VE ARKEOLOJİ DÜNYASINA ÇAĞRIMDIR

     Batılı orientalistler ve arkeologların "tahmini" uydurma görüşlerine dayanılarak Karataş deniz sahilinde ve fener yakınında bulunan kale ve çevresindeki harabelik şehre MAGARSUS ismi verilmiş, günümüze kadar da  bu isimle tanıtımlar yapılmıştır. Son yıllarda MAGARSUS Antik KENT TİYATRO kazıları devam eder ve bu tarihi şehrin gerçekleri gün ışığına çıkarılırken kimliğine esas olan MAGARSUS isminin en kısa zamanda değiştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda  KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİ, ARKELOJİ VE BİLİM DÜNYASININ  çalışmalar başlatarak gerçekleri bilim dünyası ile paylaşmaları gerekmektedir.   Cezmi YURTSEVER, Tarihçi ,22 Temmuz 2016,Cuma

22 Temmuz 2016 Cuma

TARİHÇİ YILMAZ KURT 'UN SEHVEN" YANLIŞ OKUMASI SONUCU "VANiR" ANTİK KENTİ KEŞFEDİLDİ


                        Tarihçi Cezmi YURTSEVER, Vanir harabe şehri ile ilgili belgeyi gösteriyor. 
                                1572 Tarihli       Osmanlı Tapu Defterinde Vanir Şehri ile ilgili yazılı olanlar 

Tarihçi Yılmaz Kurt, Çukurova Tarihi ile ilgili olarak  16. yüzyıl Osmanlı dönemi Arşiv belge ve defterlerinin  çevirisi ve yayınlarını yaparak bölge tarihinin karanlıkta kalan kaynaklarının aydınlanmasına büyük katkılar sağlıyor. Adana Sancağı'nın 1525, 1547, 1572 yıllarına ait Tapu-Tahrir defterlerinin de Türk Tarih kurumu tarafından yayınlanması ve bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması önemli bir olay. Bütün bu çalışmalarından dolayı sayın Prof.Dr.Yılmaz Kurt'a teşekkürü hak etmiştir.
    Ancak sayın Kurt, 1572 tarihli Adana Sancak Tapu Defterinin okunması esnasında o yıllarda Yüreğir'e bağlı olan mezra ve köy  isimlerinin okunmasında  "Vanir şehri" kelimesini "Vanir nehri" okumasından dolayı bilmeyerek bir yanlış okumaya imza atmış olmasına rağmen aynı belgenin dikkati okunması sonucu  bilim dünyasının MAGARSUS olarak bildiği antik şehrin isminin gerçekte VANİR olduğu gerçeğinin de ortaya çıkmasını sağlamıştır.
    Adı geçen 1572 tarihli defterde Yılmaz Kurt'un Vanir ile ilgili çevirisi:
   "Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran nehir kurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..." (Bak. Yılmaz Kurt, 1572 Tarihli Adana Sancağı Mufassal  Defteri,Ankara-2005, s. 127)
      AYNI BELGENİN DOĞRU OKUNMASI
     Adı geçen belgenin doğru okunması sonucudur:"Mezburlar Yüreğir Nahiyesinde Vanir nam viran şehir kurbunda Od Kalesi demekle maruf iskeleye bazı evkatte  küffar gemileri çıkub ..."
    Günümüz Türkçesine çevrilmesidir. "Bahsedilenler Yüreğir Nahiyesinde Vanir ismindeki   harabe şehir  yakınında ATEŞ KALESİ (Od Kalesi) demekle bilinen iskeleye bazı zamanlarda kafir gemileri çıkıp..."
   
    Yüreğir Ovasında ve deniz kıyısında  Piri Reis'in haritalarında da bahsedilen OD KALESİ,  sahildeki tepe üzerinde ışık saçan deniz fenerinden isim almıştır. Kalenin önünde antik Kilikya'nın en işlek deniz limanı kalıntıları vardır. Od Kalesi yanındaki harabe şehrin isminin VANİR olduğu Osmanlı'nın 1572 tarihli Adana Sancak Defterine de yazılmıştır.  Osmanlı Arşivinde bulunan 1525,1530,1547 yıllarında tutular Tapu defterleri ve Vanir ile ilgili valilik yazışma belgelerinde de bilgiler vardır.
    Vaner şehri, arkeoloji ve bilim dünyasına  yanlış isim tanımlaması yapılarak MAGARSUS olarak açıklanmıştır.  Görüştüğüm arkeologlar ve yöre tarihine ilgi duyanlar da MAGARSUS ismini doğrulayan her hangi bir belgenin  bulunmadığını, konunun tartışmalı olduğu görüşlerini açıklıyorlar.
     KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİĞİ, ADANA KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ VE ARKEOLOJİ DÜNYASINA ÇAĞRIMDIR

     Batılı orientalistler ve arkeologların "tahmini" uydurma görüşlerine dayanılarak Karataş deniz sahilinde ve fener yakınında bulunan kale ve çevresindeki harabelik şehre MAGARSUS ismi verilmiş, günümüze kadar da  bu isimle tanıtımlar yapılmıştır. Son yıllarda MAGARSUS Antik KENT TİYATRO kazıları devam eder ve bu tarihi şehrin gerçekleri gün ışığına çıkarılırken kimliğine esas olan MAGARSUS isminin en kısa zamanda değiştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda  KÜLTÜR BAKANLIĞI, ADANA VALİLİ, ARKELOJİ VE BİLİM DÜNYASININ  çalışmalar başlatarak gerçekleri bilim dünyası ile paylaşmaları gerekmektedir.   Cezmi YURTSEVER, Tarihçi ,22 Temmuz 2016,Cuma
.............................................................................................................................................................




                               Sayın Tarihçi Yılmaz Kurt'un çevirisinde  Vanir nehri çevirisi

                                                1572 tarihli Adana Sancak Defteri yayını. 

18 Temmuz 2016 Pazartesi

ÇUKUROVA'DA DEVLETE İSYAN VE 500 "DARBECİNİN" İDAMI



    

         
OSMANLI DÖNEMİNDE İSYANCILARIN ÖLDÜRÜLMESİ İLE İLGİLİ MİNYATÜR 

     -Anadolu tarihinde isyan ve ihtilallerin en çok görüldüğü yerlerin başında gelen Çukurova'da 1500 yılında ilginç bir isyan yaşandı.
     -Kars/Kadirli Sancak Beyi Cemşit, 16O7 yılında Adana'ya güvenlik görevi ile gelen Hüseyin Paşa'ya aniden saldırdı. Ve Hüseyin Paşa öldürüldü. 
    -Cemşit'e bağlı 3 bin asker Pozantı-Akköprü'de Osmanlı askerdmleri tarafından kuşatıldı. Ve yakalanan darbecilerden 500'ü idam edildi.  
     -Cemşit ve İsyanlar sonuçları ile ilgili bilgiler Çukurova kitabında yayınlandı. 
    

    1607 Yılı Geldiğinde

    Anadolu ve de Maraş, Adana, Çukurova'da Torosdağlarında, yakınlardaki Halep yöresinde Celali isyanları her yeri kasıp kavuruyordu. Cemşit, 1606 yılı içinde karsı Maraş (Kadirli) Sancak Beyi iken, kısa süre sonra Sis (Kozan) Sancak Beyi ve daha sonra da Tarsus Sancak beyi oldu. O'nun kısa sürede 3 yerde Sancak beyi olması önemli olayların da başlangıcıdır. Cemşit, 1607 yılında Adana'yı işgal etti. kendi başına buyruk olarak etrafa emirler vermeye başladı. Sadrazam Kuyucu Murat Paşa, Cemşit'i nasihat ile yola getirmek için onun yanına görüşmelerde bulunması için Hüseyin Paşa'yı gönderdi. Hüseyin Paşa, Adana'da ve Cemşit Bey ile konağında görüşürken, bir ikindi vakti aniden tüfenklerin patlaması, silahların konuşması sonucu öldürüldü. Cemşit'in askerleri Şekerpınarı'nda Akköprü'de  sayıları 5.000'i bulan Osmanlı askerleri ile savaşa tutuştu. Cemşit'in askerlerinin sayısı 3 bin civarında idi. Savaşı Cemşit kaybetti. Cemşit'in yakalanan askerlerinden 500'ü idam edildi. Cemşit Halep tarafında kaçtı.Oruç Ovası savaşında yenilerek öldürüldü(1). Cemşit İsyanı sonrasında Adana'da Ramazanoğulları soyundan gelen idarecilerin yönetimi sona erdi. Merkezden gönderiler Valiler Adanayı idare etmeye başladılar. Bir başka açıdan bakıldığında Cemşit İsyanı ile Yukarı Çukurova'da bulunan Kınık ve Karsı Maraş(Kadirli) şehirleri harabeye döndü. 
.............
Kaynak: Cezmi YURTSEVER, Çukurova Türkmenleri, 2015,s. 59



4 Temmuz 2016 Pazartesi

BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

                                   
                                      Ülkemiz ve bütün dünya için Ramazan Bayramı kutlu olsun.
                                                                       Cezmi YURTSEVER, Tarihçi, 4 Temmuz 2016

30 Haziran 2016 Perşembe

SAYIN İRFAN CAN, KADİRLİ BELEDİYESİNİN KURULUŞ TARTIŞMASINDAKİ GÖRÜŞLERİDİR

                                Sayın İrfan CAN, Kadirli Belediyesi'nin 1872 tarihinde kurulmuş olduğu ile ilgili görüşlerin hatalı olduğu tartışmalarına katıldı. Ve kendi görüşlerini açıkladı. Sayın CAN, Kadirli Belediyesi'nin kuruluş tarihinin "muhtemelen" 1872 yılında kurulmuş olabileceğini açıklıyor!...